11. Sınıf öğrencilerimiz Sait Faik’i öykülerini incelediler. “Semaver” deki Ali’yi tanıdılar, “Stelyanos Hrisopulos Gemisi”ndeki Trifon’u, “Garson”daki Ahmet’i, “Şehri Unutan Adam”ı, “Birtakım İnsanları” ve daha nicelerini tanıdılar. Tanıdılar ve sevdiler Sait Faik’in insanlarını.
18 Kasım, Sait Faik’in doğum günüydü. Bu önemli günde “Hayatı Hikaye Olan Adam Sait Faik” adlı oyunu ile Sayın Özgür Özgülgün’ün sahnede bizimle olmasının mutluluğunu yaşadık.
Sait Faik Abasıyanık, kendisinden yola çıkarak bireyin toplum içindeki sorunlarını anlamaya çalıştı. İnsanların yaşama biçimini, isteklerini, korkularını, sevinçlerini anlamaya çalışırken çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazdı. Balıkçı, işsiz, yoksul, serseri, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlattı. Yaşadığı adayı, doğayı, hayvanları ve İstanbul’u ise hiç unutmadı.
Özgür Özgülgün, yazdığı ve yönettiği oyunu ile öğrencilerimizi Sait Faik’in insanları ile karşılaştığımız bir ada turuna çıkardı.
Doğum gününü kutlamak üzere bir araya gelmiş “yakınları, insanları” olarak sanırım son sözümüz şu olmalı: İyi ki doğdun, iyi ki ana dilimizi, Türkçemizi taçlandırdın, iyi ki edebiyatımızın onuru, yüz akı yazarımız oldun SAİT FAİK!















Bu içeriği diğer dillerde görüntüleyin:
